| 91. DÜĞÜNDE Ertesi akşam konuştuğumuz gibi biz Mehmet’le 20.00’de ‘Conrad’ oteline geldik. Bizi her zamanki gibi sıcak karşıladılar. Mehmet’in babası bizi herkesle tanıştırdı. İyi bir masaya oturttu. Düğünde Mehmet’in bütün ailesi vardı. Amcası, dayısı, teyzesi, halası, babaannesi, dedesi, anneannesi, kuzenleri ve daha birçok kişi. Herkes en güzel kıyafetlerini giymişlerdi. Büyük bir salondu ve bir sahne vardı. Sahnede orkestra yerini aldı ve çalmaya başladı. Biz yemeğimizi yiyor ve etrafdaki yeni Türk dostlarımızla sohbet ediyorduk. Sonra orkestra sustu ve gelin-damat çıktı. Sahnedeki masaya oturdular. Sonra evlendirme memuru geldi, oturdu. Salonda bir sessizlik, memur önce geline sordu, “Yanınızda oturan Murat beyi kocalığa kabul ediyor musunuz?” Evet, kabul ediyorum. Sonra salonda bir alkış… memur bu sefer damada sordu: “Yanınızda oturan Aysel hanımı karılığa kabul ediyor musun?” Evet, ediyorum. Sonra salonda bir alkış daha… Gelin hemen damadın ayağına bastı ve kuvvetli bir alkıştan sonra eğlence başladı. Müzik, dans, pasta… saat 03.00’de gece bitti. Biz herkese çok teşekkür edip otele döndük. Bugün çok güzel oldu. |
ÍÀ ÑÂÀÄÜÁÅ Íà ñëåäóþùèé âå÷åð, êàê ìû è äîãîâîðèëèñü, ìû ñ Ìåõìåòîì ïðèåõàëè â 20.00 â îòåëü «Êîíðàä». Íàñ âñòðåòèëè êàê âñåãäà òåïëî. Ïàïà Ìåõìåòà ïîçíàêîìèë íàñ ñî âñåìè. Îí ïîñàäèë íàñ çà õîðîøèé ñòîë. Íà ñâàäüáå áûëà âñÿ ñåìüÿ Ìåõìåòà. Áðàò ïàïû, áðàò ìàìû, ñåñòðà ìàìû, ñåñòðà ïàïû, ïàïèíà ìàìà, äåäóøêà, ìàìèíà ìàìà, êóçåíû è åùå ìíîãî ëþäåé. Âñå îäåëè ñàìóþ êðàñèâóþ îäåæäó. Çàë áûë î÷åíü áîëüøîé è òàì áûëà ñöåíà. Íà ñöåíå îðêåñòð ñåë íà ìåñòî è íà÷àë èãðàòü. Ìû óæèíàåì è áåñåäóåì ñ íîâûìè òóðåöêèìè äðóçüÿìè. Ïîòîì îðêåñòð ïåðåñòàë èãðàòü è âûøëè æåíèõ è íåâåñòà. Îíè ñåëè çà ñòîë íà ñöåíå. Ïîòîì ïðèøåë ñëóæàùèé îòäåëà áðàêîñî÷åòàíèÿ, ñåë (evlenmek – æåíèòüñÿ, âûõîäèòü çàìóæ, evlendirmek – æåíèòü, âûäàâàòü çàìóæ).  çàëå çàòèõëè, ñëóæàùèé ñíà÷àëà ñïðîñèë íåâåñòó: «Ïðèíèìàåòå ëè âû â ìóæüÿ ñèäÿùåãî ñ âàìè ðÿäîì Ìóðàò áåÿ?» (sessizlik – áåççâó÷èå, òèøèíà, sessiz – áåççâó÷íûé, ses – ãîëîñ; koca – ìóæ) Äà, ïðèíèìàþ. Ïîòîì â çàëå çààïëîäèðîâàëè...ñëóæàùèé òåïåðü ñïðîñèë æåíèõà: «Ïðèíèìàåòå ëè âû â æåíû ñèäÿùóþ ðÿäîì ñ âàìè Àéñåë õàíûì?» (karı – æåíà) Äà, ïðèíèìàþ.  çàëå åùå çààïëîäèðîâàëè... Íåâåñòà ñðàçó íàñòóïèëà æåíèõó íà íîãó è âñå åù¸ ñèëüíåé çààïëîäèðîâàëè, ïîñëå ÷åãî íà÷àëè âåñåëèòüñÿ. Ìóçûêà, òàíöû, òîðò... âñå çàêîí÷èëîñü â 3 ÷àñà íî÷è. Ìû, ïîáëàãîäàðèâ âñåõ, âåðíóëèñü â îòåëü. Ñåãîäíÿ áûëî î÷åíü õîðîøî... |